Yapılan son deneylerin ortaya çıkardığı sonuçlara göre, kalbin depoladığı bilgiler gerçek ve doğru bilgilerdir….
- Yapılan son
deneylerin ortaya çıkardığı sonuçlara göre, kalbin depoladığı bilgiler
gerçek ve doğru bilgilerdir. Yalanın merkezi ise beynin ön ve en üst
kısmında yer alır. Hal böyle olunca; insan dili ile yalan konuştuğu
zaman, bu durumda kalbin depoladığı bilgilerin tersine konuşmuş oluyor.
İlginç olan şu ki, Kuran-ı kerim münafıklardan bahs ederken bu bilimsel
gerçeğe işaret ederek şöyle demiştir: “Onlar
kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler” (Feth: 11). Burada dil,
beynin ön kısmı olan perçemden gelen bir emirle harekete geçmektedir.
Bunun içindir ki, Yüce Allah perçemi: “O yalancı, günahkar alından
(perçemden)” (Alak: 16). diyerek vasf etmiştir. Şimdi şu soruyu
sormak gerekir: Sevgili peygamberimiz’e (s.a.v.); kalbin, doğru olan
bilgilerden başkasını depolamadığını ve yalan merkezinin ise alnın
(perçemin) ön kısmında yer aldığını kim haber vermiştir? Görüldüğü gibi,
bu bilgiler son derece ince tıbbi bilgiler olup, peygamber (a.s.)’ın
doğruluğuna şahitlik etmektedir.
- (institute for
Neural Computation) Bilim adamlarının yaptıkları araştırmaya göre
insanın hissettiği ve karşılaştığı her şey insan yüzünde değişiklik
meydana getirir. Ne varki meydana gelen bu değişiklik çok çabuk
kaybolduğundan fark edilmesi mümkün değildir. Bu sebeple adı geçen bilim
adamları, insan yüzündeki değişiklikleri, ne kadar küçük olursa olsun
kaydedip analiz eden çok hızlı bir bilgisayar proğramı geliştirdiler. Bu
proğram sayesinde, yalan konuşan bir insanın yüz ifadesinde meydana
gelen değişikliğin öfke anındaki yüz ifadesinden farklı olduğu sonucuna
varılmıştır. Yalan konuşma anındaki hissiyattan meydana gelen yüz
değişikliği de böyledir.
Bilim adamları
araştırmalarında şu sonuca varmışlardır: insanın kendi içinde
karşılaştığı ve geçirdiği duygular kişinin yüzünde ortaya çıkar. Bundan
dolayıdır ki Yüce Allah, Kuran-ı inkar edip yalanlayan kafirler hakkında
şöyle buyurmuştur: “Ayetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kafirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin”
(Hac:72). Yüce Allah bu ayette, inanmayan bu kafirlerin kendi
beyinlerinde kurana karşı hissedip düşündükleri duyguları sebebiyle
yüzlerinde meydana gelen değişiklik ve ifade arasında bir bağ kurmuştur.
Buradaki mucize ise, yalanları sonucunda yüzlerinde meydana gelen
değişikliği Kuran’ın dile getirip açığa vurmasıdır. Allah ne yücedir.
- Son olarak
bilim adamları, beyin sinir hücrelerinin kan hareketini gözetledekten
sonra, perçem bölgesinin yalan esnasında büyük bir hareketlilik içine
girdiğini ve yalan söylemenin fazla bir enerji gerektirdiğini gördüler.
İnsan doğru konuştuğu zaman beyinde her hangi fazla bir enerjiye ihtiyaç
duymaz. Fakatinsan yalan
söylediği zaman, bu yalan sebebiyle daha büyük bir enerji harcar. Bilim
adamları, fMRI ( Röntgen) cihazını kullandıklarında, insanın beynine
hükmetmesinin mümkün olmadığını gördüler. İnsan yalan söylemek
istediğinde beyninde bir canlılık meydana gelmekte ve bu canlılığın
durdurulması da mümkün olmamaktadır. Allahın şanı ne yücedir. Kuran’ın
bize emrettiği her şeyde bizim için hayır ve fayda vardır. Kur’an bize
doğruluğu emretti. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun” (Tevbe:119). Diğer bir ayette de şöyle buyuruyor: “Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu” (Muhammed: 21). O halde islam eşsiz bir din değil mi?
إرسال تعليق