“İnsanların
bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu ki
Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları
kötü yoldan) dönerler” ….
2007
yılının başlarında düzenlenen 2. Paris kongresine dünyanın farklı
ülkelerinden 500 den fazla bilim adamı katılmış olup, temiz bir çevreye
kavuşmak için bu bilim adamları acil bir çağrıda bulunmuşlardır. Söz
konusu toplantı üç önemli nokta ile son bulmuştur:
1- Çevre kirliliği ve çevrenin bozulması, başta kara ve deniz olmak üzere, bütün insan, bitki ve hayvanları kapsamaktadır.
2-
Meydana gelen bu bozuk çevreden insanlar sorumludur. Zira bu çevre
kirliliği, insanların ürettiği tehlikeli bir takım kirli maddeler
neticesinde oluşmaktadır.
3-
Uygun olan tedbirleri alıp hava kirliliğinden kurtulmak için, hava
tabakasında bulunan karbon gazının normal oranına dönme imkânı vardır.
İlginç olan şu ki; Kuran-ı kerim bu sonuçları bize sadece bir ayet-i
kerime ile özetlemektedir. Bu ayette, insanlar sebebiyle ifsadın kara ve
denizde meydana geldiği işaret edilmektedir.
Yüce Allah şöyle buyuruyor: “İnsanların
bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu ki
Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları
kötü yoldan) dönerler” (Rum:41).
Kuran-ı
Kerim, üzerinde yaşamamız için; yüce Allah’ın insanlar için en güzel
biçimde yarattığı yeryüzünü ve temiz tutulması gereken çevremizi koruma
konusundaki açıklamalarıyla çevreci bilim adamlarını geride bırakmış
olmuyor mu?
إرسال تعليق